22/12/2006
22/12/2006
22/12/2006
22/12/2006
İLK YARDIM BİLGİSİ
İLK YARDIM BİLGİSİ
Genel olarak ilk yardım denilince aklımıza ilk yardım çantamızın olup olmadığı ya da ABC kuralları gelmektedir. Yanılmıyorsam 2002 yılıydı, Davras’da kayak yaparken, Denizli’li dağcı arkadaşlarımdan biri olan Burak, bana sırt çantasını işaret ederek “İlk yardım malzemem olmadan dağın yanından bile geçmem !” demişti. Ne kadar da doğru bir davranış. Yazıyı okuyan herkesin ilk yardım çantası olduğunu, ABC’yi uygulayabildiğini varsayıyorum.
Doğa sporlarında, özellikle de dağcılıkta 2000 metrenin üstünde olduğunuz için size birlikte tırmandığınız dağcılardan ya da kendinizden başkası ilk yardım yapamaz. Bu sebeple nedenle özellikle kırık, çıkıklarda nasıl davranmanız gerektiğini, açık yaralanmalarda kanın atar damarlarınızdan mı yoksa toplar damarınızdan mı geldiğini hemen anlamanız, gerekli tedbirleri almanız gerekir. Örneğin; turnike uygulama ne demektir, nasıl yapılır? Güneş altında gereğinden fazla kalmanın veya hipotermianın belirtileri nelerdir ? vb. sorulara cevabınız; “bilmiyorum” ise lütfen piknik haricindeki doğada yapılan etkinliklere katılmayınız. Eğer bu tür bilgileri edinmezseniz hem kendi yaşamınızı hem de başkalarının yaşamını tehlikeye atarsınız.
“Ben ilk yardımı bilirim fakat doğada hiç uygulamadım” diyenlere ise önerim, ilgili konularda yazılan kitapları okumaları, tecrübelilerin anılarını dinlemeleri, hayal güçlerini kullanarak kaza anlarında nasıl davranabilecekleri konusunda kendilerini hazırlamalarıdır. Hayal gücüne örnek olarak, batonlardan, çanta pollerinden atel yapmak, boyun atkısından incinen kolu askıya almak vb. bir çok şey söylemek mümkün. Özellikle turnike için uzunca bir serum lastiğinin pek yer tutacağını sanmıyorum.
Özetle doğada kaza geçirdiğinizde doktor, hastane, vb. tüm gerekenler “sizsiniz!”. Ona göre hazırlığınızı ve eğitiminizi sürekli geliştirin.
ASLA YAPILMAMASI GEREKENLER
Enerjimizi Plansız Kullanmak !
Vücut enerjimizi tıpkı bir cep telefonu bataryasına benzetebiliriz. Olağan günlerde bataryanın bitmesi pek sorun olmaz. Ancak eğer önemli bir anda telefonumuzla konuşmaya ihtiyacımız olursa ve batarya bitiverirse…Hem kendimiz hem de karşı taraf zor durumda kalabilir.
İşte dağcılıkta yapılan en büyük hatalardan biri de enerjinin yarısından fazlasını dağın doruğuna varana kadar harcamaktır. Bu nedenle bir çok dağ kazası, sanıldığının aksine doruktan dönüşte gerçekleşir. Enerjinizi doruğa çıkış ve iniş arasındaki sürelere eşit ölçüde yaymaya çalışın.
Tırmanışa %50 ve inişe %50 enerji ayırmak yeter mi? Elbette hayır. Çünkü bazen etkinliğiniz nesnel ya da öznel bir etken nedeniyle planladığınız sürede bitmeyebilir. Örneğin arkadaşınızın yükünü ya da kendisini taşımasına yardım etmek zorunda kalabilirsiniz. İşte böyle durumlarda enerjinizden bir kısım payı beklenmeyen durumlar için ayırmalısınız.
Denetimimizi kaybetmek !
Bildiğiniz gibi adım atarken bir ayağımız yere basar, aynı anda diğer ayağımız havadadır, işte tam o anda bastığımız ayağımız kayarsa iki ayağımız havada kalır ve düşeriz. Buraya kadarını herkes biliyor. Şehirde üstümüzü toza bulayan bu basit düşüş dağda ölümcül sonuçlar doğurabilir. Bu sebeple dağda ister adım atarken, ister rota seçerken denetimimizi kaybetmemeliyiz. Denetim kaybı çoğunlukla yorgunluktan, ürküden, psikolojik nedenlerden kaynaklanır. Özetle etkinliğimizi olumsuz yönde etkileyecek öznel etkenleri en aza indirgemeye çalışmalıyız.
Amerika’yı yeniden keşfetmeye çalışmak !
Çıkacağımız rotaları bizden önce çıkan, yaşadığımız ve yaşayacağımız sorunları bizlerden önce yaşayan dağcıları dikkate almalıyız. Eğitimimizi ayrı ya da değişik bir yerden almış, kendimize güvenen, deneyimli bir dağcı olduğumuza inansak bile, geldiğimiz bölgedeki ve tırmanış yapacağımız bölgedeki yetkilileri bulup, onlarla bilgilerimizi paylaşmalıyız. Bu tür bir paylaşım bizim güvenliğimizi sağlayacaktır. Örneğin ben günübirlik yürüyüşlerde bile bölgemde en deneyimli gördüğüm TDF İl Temsilcisi Durmuş Uçgun’u, gidiş ve dönüş rotam vb. konularda etkinlikten önce ve etkinlik bitiminde kesinlikle bilgilendiririm. Bilirim ki bir kaza geçirsem beni zamanında kurtarabilecek deneyim ve donanıma sahip tek kişi Durmuş Uçgun’dur. Sizlerde tırmanış yapacağınız yerlerde etkinliğinizden önce ve sonra yeterli gördüğünüz kurum ve/veya kişileri bilgilendirmelisiniz. Önemli olan, bilgilendireceğiniz kişi ya da kurumun adı değil, acil durumlarda size ne ölçüde destek olabileceğidir.
Atılganlığımızı bilgisizliğimizin komutasına vermek !
Aynı ilk yardım bilgisi bölümünde yazdığım gibi, belirli bir eğitim ve deneyime sahip olmadan doruk sevdasına düşersek, ataklığımız ve sezgilerimiz bizi kazaya sürükleyecektir. Dağ kayıtsızdır. Biz tırmansak da tırmanmasak da dağ hep yerinde durur. Oysa bizleri bekleyen bir gelecek vardır. Sorumlu olduğumuz insanlar bizim incinmemiz durumunda dağ gibi kayıtsız kalmayacaklardır. Hem kendimize hem de çevremize saygımız varsa, bilgi ve deneyime saygı göstermeliyiz. Tırmanırken bunları özümsemeliyiz.
Gittiğimiz çevreye saygısızlık !
İster canlı ister cansız olsun gittiğimiz çevreye saygı göstermeliyiz. Bizler için komik olan bir olgu, oradakiler için onursal olabilir. Doğada bıraktığımız bir gıda ambalajının ayrışması yüzlerce yıl sürebilir. Her istediğimiz objenin fotoğrafını çekemeyiz. Çevremizi de kendimizi önemsediğimiz kadar önemsemeliyiz.
22/12/2006
DAĞCILIK VE DAĞCI
DAĞCILIK VE DAĞCI
Dağcılık:
Belirli birtakım ilke ve kurallara dayalı olarak dağlarda yapılan yürüyüş , kampçılık ve tırmanış sporudur.
Dağcı:
Kayada, karda ve buzda, doğanın engellerini aşıp dağcılık tekniklerini, dağcılık araç ve gereçlerini kullanarak doruğa ulaşan veya ulaşmayı hedefleyen kişidir.
DAĞCILIK TÜRLERİ
1. Alpinizm:
İçerisinde kaya, kar, buzul tırmanış özelliklerini bulunduran dağcılık teknik ve gereçlerini kullanarak doğrudan zirve yapmaktır . Kendi içinde 4 ana bölüme ayrılır
A. Günlük yürüyüş (hiking) : Doğada; sabah başlayıp akşam biten günübirlik yürüyüştür.
B. Kamplı etkinlik (trekking) : Doğada yatılı olarak (genellikle hafta sonu) yapılan iki günlük etkinliktir.
C. Expedition : Doğada uzun süreli ( genellikle 1 haftalık )yatılı olarak yapılan etkinliktir. Expeditionların en belirgin yönlerinden biri de farklı bilim dallarından oluşan tırmanış ekibinin bilgilerini paylaşarak araştırma ve inceleme yapmalarıdır.
D. Ferrata: Kayaya sabitlenmiş metal merdivenleri kullanarak tırmanmaktır.
Not: Bu tür etkinlikler yaz ve kış olmak üzere iki bölüme ayrılmaktadır.
2. Sportif Tırmanış ( Sport Climbing ):
Genellikle kaya üzerinde veya yapay duvarlarda yapılan tırmanış şeklidir. Kendi içinde 4 ana bölüme ayrılır;
1. Bouldering : Yerden fazla yükselmeden kaya tırmanma yöntemlerini kullanarak kaya üzerinde yapılan çalışmadır.
2. Kaya tırmanışı : Kaya tırmanma tekniklerini ve güvenlik gereçlerini kullanarak kaya üzerinde bir ip boyuna ( 50 mt. ) kadar yapılan tırmanma şeklidir.
3. Uzun duvar tırmanışı : Kaya tırmanma tekniklerini ve güvenlik gereçlerini kullanarak bir ip boyundan daha yüksek olan kaya üzerinde yapılan tırmanış şeklidir.
4. Yapay duvar tırmanışı : Genellikle kapalı alanlarda (bazen açık havada) kimyasal gereçler kullanılarak yapılan sabit veya ayarlanabilen duvar düzeneklerini içerisinde bulunduran genellikle yarışmaya yönelik yapılmış değişik boyutlarda duvarlardır. Değişik biçimlerde ve değişik uzaklıklarda basamak ve tutamakları içermektedir. Top rope (üstten güvenli ip) yöntemiyle çalışma yapılmaktadır.
Dağcılıkta Yürüyüş Bilgisi ve Yöntemi
Dağlarda yapılan yürüyüş ve tırmanışlar; patikada, patikası olmayan arazide, kayalık arazide (çarşak–taşlık–kayalık) alpin çayırlarında yapılmaktadır. Her bölgenin kendine özgü koşulları ve bu koşullara bağlı olarak yürüyüş yöntemleri vardır. Yürüyüşler yalnız olabildiği gibi topluluk olarak da yapılmaktadır. İdeal bir tırmanış topluluğu 3 kişiden oluşmaktadır. Bu sayı rotanın durumuna bağlı olarak artabilir. Topluluklar seçilirken; topluluk üyelerinin birbirlerini tanımaları, kondisyon durumları, fiziksel özellikleri ve yaş durumları birbirlerine yakın olmalıdır. Her toplulukta; bir topluluk başı ( önder ) ve bir topluluk sonu ( artçı ) vardır.
1. Topluluk Başı (önder) : Topluluğa önderlik eden kişidir. Tüm kararlar önder tarafından alınır.
2. Topluluk sonu (artçı) : Topluluk başının yardımcısıdır. Topluluğun sonunda yer alır. Topluluktakileri izler, davranışlarını kontrol eder, gerekirse uyarır. Önder ile arasında devamlı uyumluluk vardır.
Yürüyüş hızı: Sporcuların kondisyonuna göre hız ayarlanır. En yavaş yürüyen kişi önderin arkasında yer alır. Önder yürüyüş hızını bu sporcuya göre ayarlar. Yürüyüş / tırmanış süresince kazalar meydana gelebilmektedir. Anılan kazalar iki konu başlığı altında toplanmaktadır.
Subjektif dağ kazaları ( İnsan etkenli )
a. Yetersiz eğitim
b. Yetersiz beslenme
c. Yetersiz gereç
d. Etkin ataklık
e. Kurallara uymama
f. Güdülenme eksikliği.
g. Benlik tatmini,
h. Topluluk uyumsuzluğu
i. Fiziksel uygunsuzluk
Objektif dağ kazaları ( Doğa etkenli)
a.Uygun olmayan hava koşulları.
1 . Fırtına
2 . Tipi
3 . Sağanak yağmur (sel)
4 . Çığ
5 . Taş düşmesi
6 . Heyelan vs
Dağda yürürken / tırmanırken:
Etkinliğin özelliği ve arazinin yapısına bağlı olarak 4 türlü yürüyüş vardır.
1 . Dik çıkış.
a .Yoldan kazandırır.
b . Tırmanıcıyı yorar.
2 . İniş.
3 . Yan geçiş.
4 . Zikzak (travers).
a . Yoldan kaybettirir.
b . Tırmanıcıyı daha az yorar.
Yürüyüş / tırmanış süresince taş düşmeleri meydana gelebilir taşı düşüren veya ilk gören “taş !“ diye bağırarak topluluğu uyarmalıdır. Taş düşerken yere çarpma sonucu yükselir ve çarptığı yerdeki taşları da sürükleyebilir. Taş düşerken; dağcı hemen kaçmamalıdır. Taşın hareketini takip etmeli ve son harekette sağa, sola veya uygun bir kaya kovuğu varsa içine girerek taşın çarpma etkisinden kurtulmalıdır.


